cehennem sensin,
kirlenenleri
gören gözlerin sahibisin, oluk oluk kan çağıranları, toprağa kana
bozayazanları, beyinsizliğin ve pisliğin göbeğinde, gerçeğe bir nebze
olsun yakınlaşmayanları -ki gerçeğe yakınlaşmanın bilinmediği
bey-in-ler bunlar. onlar ki unutanlar özlerini, onlar ki ibadetlerine
dahim mutlaklıklar döşeyenler, onlar ki katılığın ortasında kapkatı,
akı'
nedir bilmeyenler. ve lanettir ki sen'i isterler; bedenen ve ruhen.
bedenlerinin tutsaklığında tutsak kılın isterler ki azap duymasınlar
köleliklerinden, ki
uçu'
sansınlar kendinleri-ni. ağızlarına dolalı özgürlüktür ki nice ve
kutludur lakin bilinir ki ağıza dolananlar beş para etmezlerdir içe
düşmediğinde. ki içe düşenlerin ihtiyacı yoktur ağızlara.- gören
gözlerin. rasyonel, materyalist denklemlerin enjekte edilişini bilensin
-ki gerçeğin enjekteyi ihtiyacı yoktur,, kimileyin şırınganın ucunda
olsa da,,-, kelimenin iletişimsizliğini bilen -ki iletiştirmemek nihai
amaçtır orda, yok edi'nin ön koşulu.-, oksijene saldıkları yutturucudan
değil, evrenden soluk alan, evreni bilensin. evren olan. gören gözlerin
sahibisin -
jim'in gözlerini bilirsin...-, görünün önündeki sis perdesini kaldırı'mında tek taş ilerleyensin.
cehennem sensin. cehennemin sen olduğunu bilen sensin,
uçu'yu,
akı'yı isteyensin.
cehennem sensin. kurulu
bin yüz bir düzen-(k)ek arası mantığın yokluğunda tek, bir olmak
isteyen sensin. benzer kılınmışlığından tek göz'üken (k)oyunlar arası
rengahenk bütünlük isteyen sensin.
cehennem sensin. para- nam- mal- mülk pusulalarını reddeden sensin. "
mülkiyetin meali imhadır."
diyen zihne sahipsin -ki mülkiyettir ki kutsanmıştır tarih tarafından.
mülkiyettir ki kutsanmıştır iktidar tarafından. mülkiyettir ki
putlardan fazla tapılmıştır. -zihnin putları çağlarda değişse de yok
olmamıştır hiçbir devrimle.
ki tek bir devrim yapılmamıştır yeryüzünde.
(devrimi an'a hapsederek meta kılan zihniyet devrimi düşlemekte ki bu
bir ironi gelemeyesidir ruhuma, ruhum acıyası, acıyası, acıyasıdır.
-devrim düşlemlerine düşenler tragedyası sürmekte..-)
cehennem sensin.
ün
ve iş ki elde etmenin zorluğu öğretilir -ki zorluğu başarmaktan tatmin
olan egolar yaratmışlardır ki insanın en ben'ine işlemeleri işlerine
gelir. ki ün ve işi hedef koymuşlardır ve zorlaştırmışlardır ki
durmaksızın işlesin insan ki gerçeğin ötesindeki yapay leş cennetlerine
kavuşsunlar onlar çalışmadan ve çalıştırarak kulu kıldıklarını.
kulların önüne atılan kemiklerdir ün ve iş ki, kemiğe ulaşım yolu
onların yapay cennetlerine leş katmaktan geçer ki, yaratımları leş-i
cennetlerinin kaldırım taşlarıdır kul kılınan insan.- leş-i cennet ve
ün ve iş istemeyensin ki;
cehennem sensin. bilirler
ki duyguları avuçlarına almadan avuçlanamaz insan -avuçlamak burada kul
kıllanmakla eş düğümlüdür çokca.- aşkı -ki ilahidir o, kutlu'dur,
doğ'u'dur.- metasal ve uzaysal inşa ederler ki kapılanın şerrinden
korunaklarının ön temelidir bu. sen bilirsin ki, aşka düşen, dahi ele
alınamaz ki bu sonsuz gücüdür aşkın doğ'umunu makro kozmostan alan. bu
nedenlendir ki aşkı ellerinin jokeyi kılmak ve suni gül bahçelerinde
yaratma'k uludur emellerinde. -emelleri olan leş-i cennetin gül
kokusuzluğu bundandır.- gelirse ki öncensinde tanımlayamasızlıktan
serbest dolaşan aşk, fark edildiği yerde mutlaktır taşlanması. tek bir
aşk dahim olsa evrende bilirler ki tek tümü oluşturandır, kapsayacaktır
eninde sonunda tümü ki tek tümdür. sen, tekin tümlüğünü ve tümlüğün
tekliğini bilen, içi aşk kokansın.
cehennem sensin.beyinlerden
ve zihinlerden düşleme eylemini -onların, iktidar odaklarının
barınmasını istemedikleri tüm eylemlerle beraber- silme operasyonu
yüksek başarıyla hayata geçirilirken sen halen düşleyensin. cehennem sensin.
yapay
sınıflar yaratıp yöneten ve yönetilen olarak gösterdikleri sistemin
başının gösterilenler değil, dev para sahipleri olduğunu bilensin,
haber bültenlerinde parlemento binalarını kukla oyunları izlemek için
izleyen. sınıfsallığı reddedensin, ki sınıfların sermayedarların işine
geldiğini bilen. cehennem sensin.
antik
çağ kentlerinde taş köprülerde eski zaman şairlerinin intihara meyilli
bileklerinden kurumuş kanlarını içersin. kaybolursun bir gece vakti
düşlerinin çöllerinde, akrebin zehrini dudaklarınla emer, zehri beynine
dökersin. cehennemsin,